 |



 |
Dünyanın bir çok kentinde, kadın konusunda bilimsel çalışmaların daha kolayca yapılabilmesi ve kadınların çok yönlü birikimlerinin derlenebilmesi için kadın konulu kütüphane ve arşivler oluşturulmuştur. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de, kadınların kendilerini ifade etme, yaşamlarını yazıya aktarma, dolayısıyla gelecek kuşaklara tanıklıklar bırakma konusunda mevcut yasal ve toplumsal eşitsizlik nedeniyle, erkeklere göre çok daha sınırlı olanaklara sahip oldukları bilinmektedir.

Vakfımızın kuruluş öyküsü, daha sonra kurucularından biri olacak olan bir kadının, 1985 yılında bu projeyi ilk kez düşlemesiyle başladı. O zaman gerçekleşmesine olanak olmayacak kadar uzak bir düş gibi görünen bu tasarıya, 1988'de ikinci kurucunun katılmasıyla "gerçekleştirme olanağı olan bir düş"e, yeni üç kadının katılmasıyla da gerçek bir projeye dönüştü. Böylece 1989 yılında Jale Baysal, Füsun Akatlı, Şirin Tekeli, Füsun Yaraş ve Aslı Davaz'ın kurucusu olduğu Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı hayata geçti. Yasal olarak 1989 Aralık ayında faaliyete geçen vakfın kütüphanesi 14 Nisan 1990 tarihinde, İstanbul'un Haliç Fener semtinde Büyükşehir Belediyesi'nin tahsis ettiği ve bugün de kullanılan tarihi binada açıldı. Kütüphane açıldığı günden bu yana, hem ayakta kalmak, hem de koleksiyonları oluşturmak ve korumak için, yüzlerce gönüllü kadının ve onlarca kurumun desteğiyle, uzun bir mücadele sürecine girmiş oldu.

19.Yüzyılda tüm dünyada birbirinden farklı yaşamlar sürdüren kadınlar, hala tecrit edilmiş bir dünyada yaşıyorlardı, ve erkeklerin sahip olduğu toplumsal ve yasal haklara sahip değillerdi. Bazı kadınlar engelleri aşmak veya engellere karşı koymak başarısını zaman zaman göstermişlerse de, çabaları bireysel kazanımlar olmaktan ileri gidemiyordu. Ancak 19.yüzyılda özellikle Avrupa ve ABD'deki bazı öncü kadınların çabalarıyla örgütlenen kadınlar, büyük bir kadın kitlesini harekete geçirmiş ve böylece kadınlara yasaklanmış olan alanları koruyan sağlam surları yıkmaya yönelik eylemlere başlamışlardır. Mücadele giderek kitlesel bir harekete dönüşmüş, yasalar önünde erkelerle aynı haklara sahip olma doğrultusunda verilen bu kararlı mücadele başarıya ulaşmıştır.

Kadınların 20.yüzyılın ilk çeyreğinde verdikleri seçme ve seçilme hakkı için mücadeleleri; 20.Yüzyılın ikinci yarısında başlayan ve 1970'lerde tepe noktasına vuran, ikinci feminist dalga dönemle tamamlanmıştır. Üçüncü dalga ise 1980'lerde kadın hareketinin kurumsallaşma yolundaki devlet desteğini alma dönemidir. Bütün bu mücadele ve kazanımları elde etme sürecine ışık tutan belgeler, yine tek tek kadınların olduğu kadar, kadın hareketinin de ürettiği yazılı ve basılı pek çok belgedir (kitap, broşür, afiş, günce, fotoğraf, mektup, bildiri). Kadın hareketinin, gelecek kuşaklar için tanıklık yapacak ve "geçmişte ne olmuştu" sorusuna kadınlar açısından ve kadın bakış açısıyla yanıt verecek arşivlerin elde edilmesi ve korunmasının, kadınların kendilerinin çözmesi gereken bir sorun olduğu açıkça ortaya çıkmıştır.

Bugün artık hiç kimsenin kuşkusu yoktur ki; kadın kütüphane ve arşivleri, kadınlar ve kadın hareketinin belleğini oluşturur, kadınlık bilincinin gelişmesine paralel olarak büyürler. İşte kadınlar tam bu noktada, 1930'lu yıllarda, kadınlarla ilgili belgeleri toplamak, korumak ve araştırmacıların hizmetine sunmak için kütüphaneler ve arşivler kurmak sürecine girdiler. Kadın kütüphaneleri, kadınların tarihinin belgelenmesi, kadınların yaşam ve deneyimleriyle ilgili, genel gereksiniminden ortaya çıkmıştır. Kadınların sorunlarının ve tarihlerinin geleneksel veya akademik kütüphanelerde hemen hemen hiç dikkate alınmamış oluşu, kadınların bu açığı, kadın konulu belgeler ve özel konu başlıklı sınıflandırmalarla kapatmalarına yol açmıştır. Kadın kütüphaneleri, kadın konulu olmayan diğer kütüphane ve arşivlerde korunan, kadınlarla ilgili belgeleri izleyip bulmuş, bu yöntemle kaynak malzeme konusunda bilgi yaratarak görünmeyen kadını görünür hale getirmiştir.
|

|
 |

 |

 |
Vakıf Hakkında |












Kütüphanemizdeki özel arşivlerden yararlanmak için lütfen tıklayınız.

|
 |